›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?
📅27 Ekim 2026 Salı
Header Leaderboard · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Sağlık

Yaşlılıkta sağlıklı yaşamın anahtarı: Sosyal bağlar, katılım ve bağımsızlık

Uzmanlar, sağlıklı yaşlanmada fiziksel ihtiyaçların yanı sıra sosyal bağların, toplumsal katılımın ve bağımsızlığın korunmasının önemine dikkat çekiyor.

Zeynep Ballıca3 Ekim 20263 dk okumagüncellendi: 13 Ekim 2026
Yaşlılıkta sağlıklı yaşamın anahtarı: Sosyal bağlar, katılım ve bağımsızlık

Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Yaşlı Bakımı Program Başkanı Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca fiziksel ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı olmadığını vurguladı.

Yaşlı bireylerin ailelerine ve topluma ait hissetmelerinin, görüşlerinin önemsendiğini bilmelerinin ve anlamlı sosyal ilişkiler kurabilmelerinin ruhsal iyilik hâli ve günlük yaşama katılım açısından büyük önem taşıdığını belirten Alaoğlu, sosyal bağların güçlendirilmesi ve bireylerin karar süreçlerinde aktif rol almalarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlıklı yaşlanma yalnızca bedensel ihtiyaçlardan ibaret değil

İnsanın biyolojik olduğu kadar sosyal bir varlık olduğuna dikkat çeken Alaoğlu; beslenme, barınma, sağlık hizmetlerine erişim, günlük bakım ve güvenliğin temel gereksinimler olduğunu ancak sağlıklı yaşlanmanın bunların ötesinde bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini kaydetti.

Yaşlılık döneminde yalnızlık ve sosyal izolasyonun önemli sorunlar arasında bulunduğunu belirten Alaoğlu, sosyal ilişkilerin zayıflamasının depresyon, bilişsel gerileme, kalp ve damar hastalıkları ile erken ölüm riskindeki artışla ilişkili olduğunu ifade etti.

Yaşlı bakımının planlanmasında yalnızca “Neye ihtiyacı var?” sorusunun yeterli olmadığını vurgulayan Alaoğlu, “Kimlerle görüşüyor, neler yapmak istiyor ve hangi kararlara katılabiliyor?” sorularının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Yaşlı bireylerin toplumsal yaşama katılımı desteklenmeli

Yaşlı bireylerin sosyal ilişkilerinin ve toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi için yaşam öyküsü, ilgi alanları, sağlık durumu, aile ve arkadaşlarıyla iletişimi ile kişisel tercihlerinin dikkate alınması gerekiyor.

Yaşam boyu öğrenme kursları, gönüllülük çalışmaları, kültür ve sanat etkinlikleri, hobi ve hareket grupları ile kuşaklararası buluşmaların bu açıdan önemli fırsatlar sunduğunu belirten Alaoğlu, bu çalışmaların yaşlı bireylerin yeni ilişkiler kurmasına, deneyimlerini paylaşmasına ve toplumsal yaşamda aktif roller üstlenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Katılım olanaklarının yaşlı bireyler için değil, yaşlı bireylerle birlikte planlanması gerektiğinin de altını çizdi.

Yaşlı bireyler yalnızca hizmet alan kişiler olarak görülmemeli

Toplumsal katılım için bireysel desteğin tek başına yeterli olmadığını belirten Alaoğlu, çevresel koşulların da yaşlı bireylerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Yaşam ve bakım merkezleri, gündüz bakım evleri ve mahalle buluşma alanlarının güvenli ulaşım ve fiziksel erişilebilirlik gözetilerek planlanmasının önemine işaret etti.

İşitme veya görme güçlüğü yaşayan ya da farklı rahatsızlıkları bulunan bireylerin iletişim ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Alaoğlu, dijital araçları kullanmak isteyen yaşlılara da temel eğitim ve destek sunulması gerektiğini kaydetti.

Alaoğlu, “Temel yaklaşım, yaşlı bireyleri yalnızca hizmet alan kişiler olarak değil; bilgisi, deneyimi ve kararlarıyla topluma katkı sunan bireyler olarak görmektir” dedi.

Yaşlanan nüfusa yönelik bütüncül politikalar geliştirilmeli

Türkiye’de yaşlı nüfusun artmasının sağlık, bakım, sosyal destek ve kent planlamasının birlikte ele alınmasını gerekli kıldığını belirten Alaoğlu, geleceğe yönelik hazırlıkların çok boyutlu olması gerektiğine dikkat çekti.

Koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalıkların takibi, rehabilitasyon ve uzun süreli bakım arasında süreklilik sağlanması gerektiğini ifade eden Alaoğlu, evde bakım ve gündüzlü bakım hizmetlerinin geliştirilmesinin de önem taşıdığını söyledi.

Nitelikli yaşlı bakım teknikerlerine ihtiyaç var

Yaşlı bireylerin mümkün olduğunca kendi evlerinde yaşamlarını sürdürebilmelerinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Alaoğlu, nitelikli bakım personelinin önemine dikkat çekti.

“Bu hizmetler için yaşlı bakım teknikerleri gibi nitelikli personel yetiştirilmeli, aile bakım verenlerine destek sunulmalı ve bakım farklı gelir düzeylerindeki bireyler için erişilebilir olmalıdır. Güvenli kaldırımlar, erişilebilir ulaşım ve yaşa uygun konutlar da bağımsız yaşamı destekler.”

Amaçlarının yalnızca yaşlı bireylerin bakım gereksinimlerini karşılamak olmadığını belirten Alaoğlu, toplumsal yaşama katılımın ve saygın bir yaşam sürdürmenin de desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Aile içinde en önemli adım: Dinlemek ve iletişimi sürdürmek

Ailelerin ve yakın çevrenin yaşlı bireylerin yaşam kalitesine sağlayabileceği en önemli katkılardan birinin düzenli ve nitelikli iletişim olduğunu belirten Alaoğlu, yalnızca ihtiyaç ortaya çıktığında değil, sürekli iletişim kurulması gerektiğini söyledi.

Yaşlı bireylere nasıl olduklarının yanı sıra neler yapmak istediklerinin ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduklarının da sorulması gerektiğini belirten Alaoğlu, bunun günlük sohbetlerin doğal bir parçası hâline getirilmesinin iletişimin sürekliliğine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Sağlık kontrollerine ulaşım, ilaçların önerildiği şekilde kullanılması, ev ortamının daha güvenli hâle getirilmesi ve sosyal etkinliklere katılım konusunda destek verilebileceğini ifade eden Alaoğlu, bu desteğin bireyin bağımsızlığını koruyacak şekilde sunulmasının önemine dikkat çekti.

Yapabildikleri işleri sürdürmelerine fırsat tanınmalı

Yaşlı bireylerin güvenliği ve sağlığı gözetilirken aktif ve bağımsız olmalarının da desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Alaoğlu, “Yapabildikleri işleri sürdürmelerine fırsat tanımak ve kendilerini ilgilendiren kararlarda görüşlerini almak önemlidir” dedi.

Birlikte geçirilen zamanın, paylaşılan bir öğünün veya yaşlı bireylerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmanın aile bağlarını güçlendirebileceğini belirten Alaoğlu, yaşlı bireylerin toplumsal yaşamdan dışlanmaması ve kendilerini ilgilendiren kararların görüşleri alınmadan verilmemesi gerektiğini söyledi.

Alaoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaşlı bireylerin yaşamın içinde, kararların içinde ve toplumun bir parçası olarak var olmalarını desteklemek, hepimizin yaşlanacağı geleceğe yapılan önemli bir yatırımdır.”

Z
Yazar

Zeynep Ballıca

Sigortada Bugün'un sağlık editörü. Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK düzenlemeleri ve sağlık sektöründeki gelişmeleri takip ederek sigorta ile sağlık arasındaki köprüyü kuruyor.

Tüm yazıları →
Bu haberi beğendiniz mi?
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Sticky Footer · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sol · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sağ · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →