›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?
📅26 Ekim 2026 Pazartesi
Header Leaderboard · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Sağlık

Süt Dişi Zamanında Düşmüyorsa Takip Şart!

Uzmanlar, zamanında düşmeyen süt dişlerinin daimi dişlerin sürmesini ve diş dizilimini etkileyebileceğini belirterek düzenli takibi öneriyor.

Zeynep Ballıca8 Ekim 20263 dk okumagüncellendi: 16 Ekim 2026
Süt Dişi Zamanında Düşmüyorsa Takip Şart!

Süt dişleri her çocukta beklenen zamanda düşmeyebiliyor. Ancak uzmanlar, ağızda uzun süre kalan süt dişlerinin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, süt dişlerinin zamanında düşmemesinin nedenleri, ağızda uzun süre kalmasının olası etkileri ve hangi durumlarda tutulması ya da çekilmesi gerektiği hakkında bilgi verdi.

Koçan, ağızda uzun süre kalan süt dişlerinin daimi dişlerin sürmesini, dişlerin dizilimini ve kapanış ilişkisini etkileyebileceğini belirtirken, her süt dişinin mutlaka çekilmesi gerekmediğinin de altını çizdi.

Yetişkinlerde Kalan Süt Dişi Yalnızca ‘Düşmemiş Bir Diş’ Değil

Ağızda kalan bir süt dişinin çene gelişimini doğrudan bozduğunu söylemenin doğru olmadığını belirten Koçan, uzun süre ağızda kalan süt dişlerinin dişlerin dizilimini, komşu dişlerin konumunu, daimi dişlerin sürmesini ve kapanış ilişkisini etkileyebileceğini söyledi.

Özellikle süt dişinin alttaki daimi dişin sürmesini engellemesi veya zaman içerisinde komşu dişlere göre daha aşağıda kalması durumunda normal gelişim ve konumlanma düzeninin bozulabileceğini ifade eden Koçan, komşu dişlerin boşluğa doğru eğilebileceğine ve diş sıralamasının değişebileceğine dikkat çekti.

Koçan, “Alttaki daimi dişin sürme yolu da etkilenebilir; bazı durumlarda daimi dişin gecikmesine veya gömülü kalmasına neden olabilir. Bu nedenle yetişkin bir bireyde süt dişinin ağızda kalması yalnızca ‘düşmemiş bir diş’ olarak değerlendirilmemeli” dedi.

Uzun yıllar ağızda kalan süt dişlerinde düzenli klinik ve gerektiğinde radyografik takibin önem taşıdığını vurguladı.

Düşmeyen Süt Dişinin Nedeni Araştırılmalı

Her düşmeyen süt dişinin alttaki daimi dişin gömülü kalmasına neden olmadığını belirten Koçan, bazı vakalarda asıl sorunun daimi dişin gelişimsel olarak hiç bulunmaması veya sürme sürecindeki bir bozukluk olabileceğini ifade etti.

Koçan, “Bu nedenle böyle bir durumda mutlaka klinik ve radyografik değerlendirme yapılmalıdır” diye konuştu.

Süt Dişi Çekilince Oluşan Boşluk Her Zaman Kendiliğinden Kapanmıyor

Süt dişi çekildikten sonra oluşan boşluğun kendiliğinden kapanıp kapanmayacağının kişiden kişiye değiştiğini belirten Koçan; dişin bulunduğu bölge, hastanın yaşı, komşu dişlerin konumu, diş dizilimi ve altta daimi diş bulunup bulunmaması gibi faktörlerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Boşluğun kendiliğinden kapanmasının her zaman ideal olmadığını belirten Koçan, komşu dişlerin boşluğa doğru eğilebileceğini veya yer değiştirebileceğini kaydetti.

Daimi dişin bulunmadığı ve süt dişinin çekilmesinin gerektiği durumlarda ise boşluğun yönetiminin ayrıca planlanması gerektiğini ifade eden Koçan, hastanın durumuna göre ortodontik veya protetik tedavi ile ilerleyen dönemde implant gibi seçeneklerin değerlendirilebileceğini aktardı.

‘Nasıl Olsa Düşer’ Diye Beklemeyin

Çocukluk döneminde süt dişlerinin zamanında düşmediğinin fark edilmesi halinde erken değerlendirmenin önemli avantaj sağladığını belirten Koçan, klinik muayene ve gerekli durumlarda radyografik inceleme ile alttaki daimi dişin varlığının, gelişiminin ve sürme yönünün değerlendirilebileceğini söyledi.

Bir sürme problemi veya gelişimsel sorunun erken fark edilmesi halinde uygun zamanda müdahale edilebileceğini ifade eden Koçan, “Her vaka için müdahale gerekmese de, erken fark edilen problemlerin takip ve tedavi planlaması çok daha kontrollü yapılabilir” dedi.

Koçan, özellikle süt dişlerinden birinin yaşıtlarına göre belirgin şekilde daha uzun süre ağızda kaldığı durumlarda, “nasıl olsa düşer” düşüncesiyle beklemek yerine diş hekimine başvurulmasını önerdi.

Ağızda Kalan Her Süt Dişinin Çekilmesi Gerekmiyor

Ağızda uzun süre kalan süt dişlerinin de diğer dişler gibi çürük ve diş eti hastalıkları açısından düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Koçan, özellikle temizlenmesi zor olan veya çevresinde plak biriken dişlerde çürük ve diş eti sorunlarının gelişebileceğine dikkat çekti.

Her süt dişinin mutlaka çekilmesi gerekmediğini vurgulayan Koçan, “Eğer diş sağlıklıysa, fonksiyonunu sürdürüyor, çevre dokular açısından problem oluşturmuyor ve daimi dişin sürmesini ya da komşu dişlerin konumunu olumsuz etkilemiyorsa, bazı durumlarda uzun süre ağızda tutulabilir ve takip edilebilir” dedi.

Özellikle daimi dişin hiç bulunmadığı bazı hastalarda sağlıklı bir süt dişinin mümkün olduğunca uzun süre korunmasının tedavi açısından avantaj sağlayabileceğini belirten Koçan, kararın hastanın yaşıyla birlikte dişin klinik durumu, radyografik bulgular ve genel diş yapısı değerlendirilerek verilmesi gerektiğini ifade etti.

Z
Yazar

Zeynep Ballıca

Sigortada Bugün'un sağlık editörü. Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK düzenlemeleri ve sağlık sektöründeki gelişmeleri takip ederek sigorta ile sağlık arasındaki köprüyü kuruyor.

Tüm yazıları →
Bu haberi beğendiniz mi?
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Sticky Footer · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sol · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sağ · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →