›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?›Zorunlu Deprem Sigortası DASK 2026›Sigorta Sektöründe Yenilik: Dijital Poliçe Uygulaması Artıyor›2026 Yılı Sigorta Sektöründeki Yenilikler ve Eğilimler›Zorunlu trafik sigortasında tavan limit yeniden belirlendi›2026 trafik sigortası primleri şehirlere göre ne kadar değişti?
📅26 Ekim 2026 Pazartesi
Header Leaderboard · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Sektörden

Sel ve Su Baskınlarında Sigorta Uyarısı: Eksik Belgeler Tazminat Sürecini Zorlaştırabilir

IBS Sigorta CEO’su Murat Çiftçi, sel hasarlarında zamanında bildirim, doğru belgeleme ve poliçe kapsamının önemine dikkat çekti.

Öykü Demir17 Ekim 20261 dk okumagüncellendi: 17 Ekim 2026
Sel ve Su Baskınlarında Sigorta Uyarısı: Eksik Belgeler Tazminat Sürecini Zorlaştırabilir

Sel hasarlarında doğru sigorta ve hasar yönetimi kritik önem taşıyor

İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde etkili olan şiddetli yağışlar, sel ve su baskınlarının bireyler ve işletmeler açısından oluşturduğu riskleri yeniden gündeme taşıdı. Özellikle sanayi tesisleri, depolar ve ticari işletmelerde yaşanan su baskınları, fiziksel hasarların yanı sıra üretimin durmasına ve ciddi finansal kayıplara neden olabiliyor.

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, sel ve su baskınlarında doğru sigorta teminatına sahip olmanın yanı sıra hasar sonrasında atılan adımların da tazminat sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı.

Çiftçi, zamanında yapılmayan hasar bildirimlerinin, eksik kayıtların ve yeterince belgelenmeyen zararların tazminat süreçlerini zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

Sel sonrasında ilk adım can güvenliği

Sel ve su baskını yaşanan işletmelerde önceliğin çalışanların can güvenliğinin sağlanması olduğunu belirten Çiftçi, elektrik sistemleri ve tehlike oluşturabilecek altyapıların yetkili personel tarafından güvenli hâle getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Hasarın ardından işletmelerin faaliyetlerine hızla dönmek istediğini ancak bu süreçte delillerin korunmasının önemli olduğunu belirten Çiftçi, hasarlı alanlarda temizlik ve onarım çalışmalarına başlanmadan önce mümkün olduğunca ayrıntılı fotoğraf ve video kayıtları alınmasını önerdi.

Suyun ulaştığı seviye, binaya giriş noktaları, etkilenen alanlar ve zarar gören ekipmanların belgelenmesi, hasarın nedeninin ve boyutunun belirlenmesine katkı sağlıyor.

Hasarın büyümesini önlemek için gerekli su tahliyesi, koruma ve kurtarma çalışmalarının geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiftçi, acil müdahaleler dışındaki ekipman imhası ve hurdaya ayırma işlemlerinde eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanmasının önemine işaret etti.

Eksik belge tazminat sürecini uzatabilir

Sel hasarlarında karşılaşılan önemli sorunlardan biri, meydana gelen zararın kapsamının ve mali sonuçlarının yeterli belgelerle ortaya konulamaması.

Murat Çiftçi, özellikle makine, elektronik ekipman ve stok hasarlarında yalnızca hasarın oluştuğunu göstermenin yeterli olmayabileceğini belirtti.

Zarar gören ekipmanların listesi, stok miktarları, maliyet bilgileri, onarım veya yenileme bedelleri gibi kayıtların hasar dosyasında bulunması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, işletmelerin güncel envanter kayıtlarını, sabit kıymet listelerini, alış faturalarını ve bakım belgelerini düzenli olarak saklamalarını önerdi.

Hasar dosyasında tarih bilgisi içeren fotoğraf ve videoların, varsa güvenlik kamerası görüntülerinin, teknik servis raporlarının ve onarım tekliflerinin bulunması da değerlendirme sürecini destekliyor.

Su tahliyesi, temizlik ve kurtarma çalışmalarına ilişkin masrafların kayıt altına alınması da önem taşıyor.

Sel nedeniyle üretim durursa kâr kaybı gündeme gelebilir

Sel ve su baskınlarının işletmeler üzerindeki etkisi yalnızca bina, makine veya stok hasarlarıyla sınırlı kalmıyor. Üretimin durması, siparişlerin iptal edilmesi, satışların gerçekleştirilememesi ve faaliyetlerin yeniden başlatılması için yapılan ilave harcamalar da önemli finansal kayıplara yol açabiliyor.

Çiftçi, fiziksel hasarın giderilmesinin her zaman işletmenin ekonomik kayıplarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirtti.

Ancak iş durması ve kâr kaybı zararları her sigorta poliçesinde otomatik olarak karşılanmıyor.

Bu tür kayıpların sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için poliçede ilgili teminatın bulunması ve faaliyet kesintisine neden olan maddi hasarın poliçe kapsamında karşılanabilir nitelikte olması gerekiyor.

İş durması veya kâr kaybı teminatı bulunan işletmelerin üretimin durduğu süreyi, etkilenen üretim hatlarını, kapasite kayıplarını, iptal edilen siparişleri ve ilave masrafları ayrıntılı şekilde kayıt altına alması önem taşıyor.

Geçmiş dönem üretim, satış ve maliyet verileri de tazminat değerlendirmesinde kullanılabilecek belgeler arasında bulunuyor.

Her su hasarı aynı sigorta teminatına girmiyor

Sigortalıların dikkat etmesi gereken konuların başında, su kaynaklı hasarların poliçelerde farklı koşullara tabi olabilmesi geliyor.

Sel, su baskını, yüzey suyu birikmesi, kanalizasyon geri tepmesi veya bina içindeki tesisattan kaynaklanan hasarlar; farklı teminat hükümleri, limitler ve muafiyetler kapsamında değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle hasarın kaynağının teknik bulgularla belirlenmesi önem taşıyor.

Çiftçi, sigorta bedellerinin, eksik sigorta hükümlerinin, özel limitlerin, muafiyetlerin ve poliçe klozlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek işletmelere poliçelerini düzenli aralıklarla gözden geçirmeleri çağrısında bulundu.

Özellikle yeni yatırımlar, makine parkındaki değişiklikler ve artan stok değerleri nedeniyle sigorta bedellerinin güncel tutulması, hasar sonrasında beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşılmasını önlemeye yardımcı olabiliyor.

Sel riskine karşı hazırlık hasardan önce başlamalı

Sel ve su baskını risklerine karşı yalnızca sigorta yaptırmanın yeterli olmadığını belirten Çiftçi, işletmelerin fiziksel koruma önlemlerini de risk yönetimi planlarına dahil etmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle bodrum katlar, elektrik odaları, teknik alanlar ve depoların su baskınlarına karşı hassas bölgeler olduğuna dikkat çekildi.

Drenaj sistemleri, tahliye pompaları ve geri tepme önleyici sistemlerin düzenli kontrol edilmesi; çatı, yağmur olukları ve rögarların bakımlarının yapılması öneriliyor.

Kritik makinelerin, elektronik ekipmanların ve stokların mümkün olduğunca yüksek ve güvenli alanlarda muhafaza edilmesi de olası hasarın boyutunu azaltabiliyor.

Meteorolojik uyarıların takip edilmesi, koruyucu önlemlerin belgelenmesi ve önemli işletme kayıtlarının güvenli dijital ortamlarda saklanması, hazırlık sürecinin diğer önemli unsurları arasında yer alıyor.

“Sigortanın değeri işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesinde ortaya çıkıyor”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, sel ve su baskınlarının ne zaman ve hangi boyutta meydana geleceğinin her zaman öngörülemeyeceğini ancak işletmelerin bu risklere karşı hazırlık düzeylerinin artırılabileceğini belirtti.

Doğru risk analizi, yeterli sigorta teminatı, zamanında hasar bildirimi ve eksiksiz belgelendirmenin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, sigortanın yalnızca meydana gelen zararın karşılanmasında değil, işletmelerin afet sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesinde ve finansal dayanıklılıklarını koruyabilmesinde de önemli rol oynadığını ifade etti.

Ö
Yazar

Öykü Demir

Sigortada Bugün'un kültür-sanat ve sektör haberleri editörü. Sigorta dünyasının insan yüzünü; etkinlikleri, ödülleri ve sektörün nabzını yakalayan haberleriyle okuyucularıyla buluşturuyor.

Tüm yazıları →
Bu haberi beğendiniz mi?
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Sticky Footer · 320×50Reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sol · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →
Reklam alanıSide Rail Sağ · 160×600Bu alana reklam & ilan vermek için tıklayın →