Glokomda erken tanı kör olmayı önlüyor
Türk Oftalmoloji Derneği, tüm dünyada glokom ile ilgili bilinçlendirme çalışmalarının öne çıktığı Glokom Haftası sebebiyle hastalığın teşhis ve tedavisi ile ilgili vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Tekin Yaşar göz damlasını kullanmak için sahur ya da iftar vakitlerinin beklenmemesi gerektiğini ve damlaların düzenli bir şekilde saatinde kullanılması gerektiğini sözlerine ekleyerek, “Tedavinin düzenli olması ve devamlılığı açısından çok önemli. Bunu hastalarımıza her fırsatta hatırlatıyoruz.” dedi.
Glokom, katarakttan sonra körlüğün en yaygın ikinci nedeniProf. Dr. Tekin Yaşar dünyada glokomun katarakttan sonra körlüğün en yaygın ikinci nedeni olduğunu paylaşarak şunları söyledi: "Hastalığın önemli nedenlerinden biri, hastaların çoğunda yükselen göz tansiyonunun, göz sinirindeki kan dolaşımı ile beslenmesini bozması ve bu basıncın sinir hücrelerinde harabiyet oluşturmasıdır. Göz sinirinde oluşan hasarın geri dönüşü yoktur. Glokom nedeniyle kaybedilen görme geri döndürülemiyor. Bu nedenle erken tanı çok önemli, hastalığın erken tespitiyle glokom durdurulabilir. Türkiye’de yaklaşık olarak 2,5 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastaların yarısı glokom olduklarından habersiz. Hastaların yaklaşık 300 bini düzenli tedavi oluyor. Glokom hastalığı optik sinirde (görme siniri) sinsi, çoğu kez ağrısız, gizli bir şekilde geri dönüşü olmayan hasara neden olur ve bilinen hiçbir tedavi kaybedilen görmeyi geri getirmez. Optik sinire zarar vermeyi önlemenin en etkili yolu, erken tanı ile hastalığı belirlemek ve çeşitli farmakolojik ilaç, lazer ve cerrahi müdahalelerle göz içi basıncını azaltmaktır. Ayrıca optik siniri, görme alanını koruyucu (Nöroprotektif) tedavilerde söz konusudur.”
Ailede glokom hastası varsa kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin Hastalığın doğuştan itibaren her yaşta görülebildiğini, ancak genellikle 40 yaşlarından sonra ortaya çıktığını ifade eden Yaşar, yaş ilerledikçe bunun görülme sıklığının arttığını ve glokomun birçok tipinin kadınlarda daha sık görüldüğünü belirterek, doğumsal olanlara ise erkeklerde daha sık rastlandığını söyledi. Ailede glokom öyküsü olan bir üyenin varlığı, glokom varlığı konusunda endişe yaratmalı ve kontrollerini düzenli olarak yaptırmalıdır uyarısında bulundu.






