Quick Tower’da kentsel dönüşüm ve sigortanın dirençli şehirlerdeki rolü ele alındı
Quick Tower’da düzenlenen panelde kentsel dönüşümün finansmanı, sigortanın koruma açığını azaltmadaki rolü ve Bina Tamamlama Sigortası ele alındı.

Sigorta Haftası kapsamında 6 Ekim’de Quick Tower’da düzenlenen “OVP’nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta” panelinde, Türkiye’nin kentsel dönüşüm ihtiyacı finansman, şehir planlama, sigorta ve risk yönetimi açısından değerlendirildi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, 6 Şubat depremlerinde meydana gelen yaklaşık 104 milyar dolarlık ekonomik kaybın yalnızca 6 milyar dolarlık bölümünün sigorta güvencesinde olduğuna dikkat çekerek Türkiye’deki sigorta koruma açığının azaltılması gerektiğini vurguladı.
Gazeteci Noyan Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, kentsel dönüşümün önündeki yapısal sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırılırken Bina Tamamlama Sigortası’nın hak sahiplerinin korunması ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesindeki rolü öne çıktı.
Ahmet Yaşar: OVP’nin dayanıklılık vizyonunda sigorta stratejik öneme sahip
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ahmet Yaşar, Orta Vadeli Program’ın (OVP) ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik yaklaşımına dikkat çekti.
Önceki programlarda belirli sigorta ürünlerine ayrı ayrı yer verildiğini, yeni yaklaşımda ise sigortanın bütüncül bir dayanıklılık politikasının parçası olarak konumlandırıldığını belirten Yaşar, sigorta sektörünün ekonomik sistemdeki stratejik rolünün daha güçlü anlaşılması gerektiğini söyledi.
Yaşar, “Büyük altyapı yatırımlarından sanayiye, finansmandan konut üretimine kadar ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde sigorta temel bir güvence mekanizması konumunda” dedi.
Türkiye’deki sigorta koruma açığına da değinen Yaşar, 6 Şubat depremlerinin yaklaşık 104 milyar dolarlık ekonomik hasara neden olduğunu, buna karşılık sigortalı kayıpların yaklaşık 6 milyar dolarda kaldığını ifade etti.
Dünya genelinde doğal afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların yaklaşık yüzde 40’ının sigortayla karşılandığını hatırlatan Yaşar, Türkiye’de sigortalılık oranının artırılmasının önemine işaret etti.
Türkiye coğrafyasının yüzde 92’sinin, nüfusunun ise yüzde 98’inin deprem riski altında bulunduğunu belirten Yaşar, iklim değişikliği, sel, heyelan, orman yangınları, finansal ve siber risklerin de dayanıklılık politikalarının kapsamına alınması gerektiğini söyledi.
Kentsel dönüşümün dirençli şehirlerin oluşturulmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
“Depremin, dirençli şehirlerin sigortası kentsel dönüşümse, kentsel dönüşümün sigortası da Bina Tamamlama Sigortasıdır. Ülkemizin koruma açıklarını kapatmak için sektör olarak SEDDK ve Türkiye Sigorta Birliği nezdinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Bina Tamamlama Sigortası’nın yaygınlaşmasının önündeki mali ve düzenleyici engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Yaşar, banka teminatları ile sigorta ürünleri arasındaki vergi uygulamalarından kaynaklanan farklılıkların giderilmesine yönelik çalışmaların Hazine ve Maliye Bakanlığına sunulduğunu açıkladı.
Yaşar ayrıca Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde Türkiye Sigorta Birliği olarak sektörü temsil edeceklerini bildirdi.
SEDDK: Bina Tamamlama Sigortası’nda kapasite artırılmalı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Sigorta Uzman Yardımcısı Hasan Mert Tokgöz, sigorta sektörünün kentsel dönüşüm projelerinin farklı aşamalarında önemli güvence mekanizmaları sunduğunu belirtti.
Yıkım aşamasındaki sorumluluk sigortalarından İnşaat Bütün Riskler Sigortası’na, Bina Tamamlama Sigortası’ndan yeni yapıların deprem güvencesine kadar çeşitli ürünlerin kullanılabildiğini ifade eden Tokgöz, Bina Tamamlama Sigortası’nın diğer teminat yöntemlerinden ayrıştığını söyledi.
Tokgöz, banka teminat mektubu veya kefalet senedi gibi alternatiflerde teminat oranlarının yüzde 6 ile 10 arasında değişebildiğini, Bina Tamamlama Sigortası’nda ise teminat kapsamının yüzde 100’e kadar ulaşabildiğini belirtti.
Her hak sahibi adına güvence sağlanabilmesinin önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Tokgöz, ürünün piyasa kapasitesinin artırılması ve kamuoyunda daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Tokgöz, vatandaşların müteahhit seçiminde Bina Tamamlama Sigortası’nı bir güvence kriteri olarak değerlendirmesinin kentsel dönüşüm projelerini daha güvenli hale getirebileceğini söyledi.
İstanbul’da milyonlarca kişi yüksek riskli alanlarda yaşıyor
İstanbul Planlama Ajansı Yüksek Şehir Plancısı Özcan Biçer, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yeniden yapılmasıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirtti.
OVP’nin kentsel dönüşümü bütüncül bir sistem içerisinde ele almasının önemine değinen Biçer, merkezi yönetim, belediyeler, müteahhitler, finans kuruluşları ve sigorta sektörünün koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi.
Yoğun yapılaşmış bölgelerde parsel bazlı dönüşümün ulaşım, altyapı, otopark ve yeşil alan sorunlarını artırabileceğini belirten Biçer, güçlendirme uygulamalarının da dönüşüm politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
İstanbul’a ilişkin risk çalışmalarından veriler paylaşan Biçer, yaklaşık 3,6 milyon kişinin çok yüksek riskli, 7 milyondan fazla kişinin ise yüksek riskli alanlarda yaşadığını ifade etti.
Kentsel dönüşümde finansman kadar planlama ve uzlaşma da önemli
Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Mimar Nihat Şen, kentsel dönüşümün yalnızca finansman sağlanarak çözülebilecek bir süreç olmadığını söyledi.
Dönüşümün mülkiyet, hukuk, mimarlık, şehir planlama, kamu yönetimi ve finansmanı bir arada ele alan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirten Şen, parsel bazlı yenilemenin birçok bölgede mevcut kentsel sorunları çözmekte yetersiz kaldığını ifade etti.
Şen, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için “Kentsel Dönüşüm Arabuluculuğu” sisteminin kurulmasını önerirken “Afet ve Şehircilik Bakanlığı” ile “Kentsel Dönüşüm Finansman Bankası” gibi özel kurumların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
MUAD Yönetim Kurulu Başkanı Mikail Aydemir de Türkiye’de dönüşmesi gereken yaklaşık 6,5 milyon konut bulunduğunu hatırlatarak finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Aydemir, Dünya Bankası tarafından sağlanan yüzde 0,69 faizli, bir yıl ödemesiz ve 3 milyon TL tutarındaki dönüşüm kredisinin İzmir, Manisa, Sakarya ve Kocaeli’nin ardından İstanbul’da da uygulanmaya başladığını belirtti.
Kamu kaynaklarının özel sektör ve uluslararası finansman olanaklarıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Aydemir, hak sahiplerinin uzlaşması, imar planları ve ruhsat süreçlerindeki sorunların da eş zamanlı çözülmesi gerektiğini söyledi.
Ön ruhsat modeliyle kentsel dönüşümde zaman ve maliyet kaybı azaltılabilir
İNDER Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Sevgili, kentsel dönüşüm projelerinde bürokratik süreçlerin uzamasının hem hak sahipleri hem de müteahhitler açısından önemli maliyetler oluşturduğunu belirtti.
Binalar boşaltılmadan önce belirli koşullara bağlı ön ruhsat mekanizmasının hayata geçirilmesini öneren Sevgili, bu uygulamanın kira giderlerini ve finansman yükünü azaltabileceğini söyledi.
Sevgili, “Bina yıkılmadan önce ön ruhsat verilirse, aradaki yaklaşık 7-12 aylık boşuna kira ödeme süresi ortadan kalkar, hem müteahhidin yükü hafifler hem de bölgedeki fahiş kira artışları engellenir” dedi.
Quick Sigorta: Bina Tamamlama Sigortası doğru müteahhit seçiminde önemli bir filtre
Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş, Bina Tamamlama Sigortası’nın yalnızca yarım kalan projelerde devreye giren bir güvence olmadığını, proje başlamadan önce riskleri belirleyen ve azaltan önemli bir risk yönetimi aracı olduğunu söyledi.
Quick Sigorta’nın sigorta sürecinde müteahhitlerin mali yeterliliğini, geçmiş performansını, ödeme alışkanlıklarını ve projelerin teknik fizibilitesini değerlendirdiğini belirten Tekbaş, incelemelerin inşaat süresince devam ettiğini ifade etti.
Tekbaş, “Müteahhidin finansal yeterliliğini, piyasa geçmişini ve ödeme performansını inceliyoruz. Teknik ekiplerimiz de projenin uygulanabilirliğini değerlendiriyor. Temel sorumuz şu: Bu müteahhit bu projeyi sağlıklı biçimde tamamlayabilir mi? İnşaat başladıktan sonra da iskan alınana kadar projeyi sahada takip ediyoruz” dedi.
Bina Tamamlama Sigortası’nın doğru müteahhit ve sürdürülebilir proje seçiminde önemli bir filtre oluşturduğunu vurgulayan Tekbaş, sigortanın yalnızca hasar sonrasında değil, risklerin önlenmesi aşamasında da etkin rol oynadığını belirtti.
“Bina Tamamlama Sigortası pahalı değildir, yarım kalan bina çok daha pahalıdır”
Bina Tamamlama Sigortası maliyetinin toplam inşaat maliyeti içerisindeki payının yüzde 2’yi aşmadığını belirten Tekbaş, ürünün vatandaşın yatırımını korumak açısından önemli bir güvence sunduğunu ifade etti.
Tekbaş, “Bina Tamamlama Sigortası pahalı değildir; yarım kalan bina çok daha pahalıdır. Buradaki esas değer, vatandaşın yatırımını korurken projenin tamamlanmasını güvence altına almaktır” dedi.
Dirençli şehirler için bütüncül risk yönetimi modeli
Panelde, Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecinde şehir planlama, finansman, sigorta, kamu yönetimi ve özel sektörün koordinasyon içerisinde hareket etmesi gerektiği konusunda ortak görüş oluştu.
Katılımcılar, sigortanın yalnızca meydana gelen zararların karşılanmasını sağlayan bir mekanizma olarak değil, risklerin önceden belirlenmesi ve projelerin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinlik, Sigorta Brokerleri Derneği’nin “Dünyada ve Türkiye’de Sigorta ve Reasürans Brokerliği – Tarihsel Gelişimi ve Uygulamaları” kitabının lansmanıyla devam etti.
Sigorta Haftası kapsamında Nergis Abıyeva küratörlüğünde hazırlanan “Aynı Yerde Yolculuk” sergisi de Quick Tower’da katılımcılarla buluştu. Program, kitap lansmanı ve serginin ardından düzenlenen kokteylle sona erdi.
Sigortada Bugün'un kültür-sanat ve sektör haberleri editörü. Sigorta dünyasının insan yüzünü; etkinlikleri, ödülleri ve sektörün nabzını yakalayan haberleriyle okuyucularıyla buluşturuyor.
Tüm yazıları →Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlgili Haberler

Sigortacılığın dijital geleceği İstanbul’da konuşuldu

TARSİM’den Sigorta Haftası kutlaması

14. Sigorta Haftası’na sayılı günler kaldı

Uluslararası Sigorta Zirvesi başladı

KASİDER’den kadınlara armağan: Kadın Marşı

