Marsh Araştırması: Sel Baskınları En Büyük İklim Tehlikesi
Marsh’ın 2026 İklim Değişikliğine Adaptasyon Araştırması, sel baskınlarının yüzde 62 ile kuruluşların karşılaştığı en yaygın iklim tehlikesi olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre kuruluşların yüzde 78’i adaptasyon stratejileri üzerinde çalışırken, yalnızca yüzde 26’sı resmi bir adaptasyon planına sahip.

Küresel risk danışmanlığı ve sigorta brokerliği alanında faaliyet gösteren Marsh, dünya genelinde 120’den fazla kamu ve özel sektör kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 İklim Değişikliğine Adaptasyon Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı.
Araştırma, aşırı hava olaylarının işletmeler üzerindeki etkisinin arttığını, ancak iklim risklerine yönelik değerlendirmelerin henüz yeterince somut ve ölçülebilir adaptasyon planlarına dönüşmediğini ortaya koydu.
Sel Baskınları İlk Sırada, Isı Stresi Yükselişte
Araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 43’ü son üç yılda aşırı hava olayları nedeniyle kayıp veya operasyonel aksaklık yaşadığını, yüzde 60’ı ise birden fazla iklim tehlikesinden etkilendiğini belirtti.

Sel baskınları 2025 yılına kıyasla en yaygın iklim tehlikesi olmayı sürdürürken, ısı stresinin ikinci sıraya yükselmesi dikkat çekti.
Dayanıklılık Yatırımları Sigortaya Yeterince Yansımıyor
Kuruluşların yüzde 54’ü iş sürekliliği planlarını geliştirdiğini, yüzde 40’ı ise sel koruma sistemleri gibi fiziksel dayanıklılık yatırımları gerçekleştirdiğini belirtti.
Buna karşın adaptasyon önlemlerinin sigorta görüşmelerinde dikkate alındığını söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 26oldu.
Katılımcıların yüzde 62’si ise önümüzdeki beş yıl içinde sigorta teminatına erişimde zorluk yaşama veya artan sigorta maliyetleriyle karşılaşma endişesi taşıyor.
Kuruluşların Yalnızca Yüzde 26’sının Resmi Planı Var
Araştırmaya göre iklim risklerini değerlendiren kuruluşların yüzde 87’si birden fazla risk türünü birlikte inceliyor. Nitel ve nicel değerlendirme yöntemlerini bir arada kullananların oranı ise 2025’te yüzde 52 iken 2026’da yüzde 77’ye yükseldi.
Ancak risk değerlendirmelerindeki ilerleme, resmi adaptasyon planlarına aynı ölçüde yansımıyor.
%78: Adaptasyon stratejileri üzerinde çalışıyor veya bunları değerlendiriyor.
%26: Resmi bir adaptasyon planına sahip.
%22: Henüz bilinen bir adaptasyon planı bulunmuyor.
Kurumlar ayrıca kritik altyapılar ve tedarik zincirleri gibi faaliyetlerini etkileyen dış sistemlerin risklerine daha fazla odaklanıyor.
Marsh’tan İklim Risklerine Karşı Beş Öneri
Marsh, kuruluşların iklim dayanıklılığını güçlendirmek için birleşik iklim risklerini modellemesini, varlık ve altyapı bağımlılıklarını değerlendirmesini, ölçülebilir adaptasyon planları hazırlamasını, dayanıklılık yatırımlarını sigortacılarla paylaşılabilecek şekilde belgelemesini ve kamu ile özel sektör paydaşlarıyla iş birliğini artırmasını öneriyor.
Tarık Serpil: Risk Değerlendirmeleri Somut Adımlara Dönüşmeli
Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil, iklim değişikliğine adaptasyonun yalnızca riskleri belirlemekle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Serpil, kuruluşların iş sürekliliği, sermaye planlaması, operasyonel kararları ve sigorta stratejilerini iklim riskleri doğrultusunda şekillendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Son haftalarda Türkiye’de yaşanan sel felaketlerine de değinen Serpil, iklim risklerinin Türkiye açısından da günlük hayatın bir parçası haline geldiğini belirtti. Dayanıklılık yatırımlarının sigorta süreçlerine katkısının somut verilerle ortaya konulmasının önemini vurguladı.
Sigortada Bugün'un kültür-sanat ve sektör haberleri editörü. Sigorta dünyasının insan yüzünü; etkinlikleri, ödülleri ve sektörün nabzını yakalayan haberleriyle okuyucularıyla buluşturuyor.
Tüm yazıları →Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!


